Up-Down Ankara
Kültür Sanat Etkİnlİğİ Rehberİ
  • Blog
  • HAKKIMDA
  • Forum
  • İLETİŞİM

Türünün Tek Örneği: Ka Fotoğraf Geliştirme Atölyesi

5/24/2015

31 Comments

 
Picture
Ankara’daki çağdaş, alternatif ve farklı etkinlikleri bulma arayışım bu sefer beni çok güzel yerlere götürüp, çok tatlı insanlarla tanıştırdı.

Keyifli ve güzel değerler katan etkinlikleri Ankara’da bulma maceramın en son durağı -doğduğum evle de aynı sokakta olan- Ka Fotoğraf Geliştime Atölyesi oldu. Güneş sokaktaki en güzel apartmanlardan birinde konumlanmış olan Ka Atölye, bildiğimiz fotoğraf atölyelerinden çok farklı. 


Resim
Resim
Ne demek bu ‘Ka’ derseniz size rastlantı harfler demeyeceğim çünkü anlamı, atölye ve etkinlikleriyle bağdaşınca, duruş çizgileriyle beraber çok değerli bir bütünlük oluşturuyor.
Ka, Antik Mısır inanışına göre insanın görünmeyen bedenidir.
Ka fiziksel bedenden bağımsızdır, ölümsüzdür…
Ka, varlığın muhafaza edici ve yaratıcı unsurudur.
Her varlığın ka’sı kendine özgüdür.

Varlık geliştikçe ka’sı da gelişir.

2011 yılında Fazlı Öztürk, Oğuz Karakütük, Nazlı Deniz Oğuz ve Serhat Şatır tarafından kurulan Ka Atölye, fotoğrafı kullanarak kendini ifade etmeyi seçen bir grup insanın bir araya gelerek hayat verdiği bir mekan olmuş. En önemlisi de Ka Atölye’dekiler sadece tecrübeleri paylaşmak değil aynı zamanda fotoğrafla ilgili her yeni şeyi beraber öğrenmek istiyorlar.

Dört yıldır Ankara’da faaliyet gösteren Ka Fotoğraf Geliştirme Atölyesi, fotoğrafla ilgil temel eğitim ve ileri düzey atölyeler düzenlemek dışında çok daha farklı işler de yapıyor. Onu diğerlerinden ayıran, bir ziyaretçi olarak kapısını çalmamıza imkan sağlayan, benim de ilgimin ve blogumun konusuna dahil olmasını sağlayan şey ise fotoğraf merkezli bir çok etkinlik düzenliyor olması. 





Konuk atölyeleri, söyleşiler, ufak sergiler, kitap sunumları ve fotoğrafçı okumaları bu etkinliklerden sadece bazıları. 

Bu kadar kapsamlı ve farklı etkinlikler düzenlediklerini öğrendikten sonra ben de Ka Atölye’nin kapısını çaldım, sonunda ise kurucularından Nazlı Deniz Oğuz ve Oğuz Karakütük ile bu samimi söyleşi ortaya çıktı.

Ka Atölye’nin de belirttiği şekilde, onlar yeniyi, sınırların dışını, yaratma cesaretini keşfetmek üzere yalnızca fotoğraf değil; sanatın her alanında üreten insanları atölyede buluşturmayı amaçlayarak, anlamak ve anlatmak üzerine kurulu disiplinlerarası bir etkileşimle kendini sürekli yenilemeyi hedefliyorlar.

Fotoğraf ya da başka bir sanat, başka bir konu olsun fark etmez, her zaman Ka Atölye’yi ziyaret edip, güzel insanlarla tanışıp bir kahvelerini içerek sanatla iç içe, dolu dolu bir gün geçirebilirsiniz...

31 Comments

Ufak bir anket...

5/24/2015

8 Comments

 
Picture
Ben şimdiye kadar hep kendi düşüncelerimi, arayışlarımı sizinle paylaşmaya çalıştım, ancak sizin de Ankara ve kültür sanat etkinlikleri hakkındaki fikirlerinizi çok merak ediyorum. Bu yüzden ufak bir anket hazırladım, umarım cevaplarken eğlenirsiniz. Anket sonuçları gelmeye başladığında sizinle paylaşmak için sabırsızlanıyorum...

Gönder

    Eğer bir önceki soruyu 'Evet' olarak işaretlediyseniz lütfen ikinci ankete devam ediniz.

Gönder
8 Comments

Bozkırda Alarga'ya çıkmak...

4/27/2015

6 Comments

 

Alarga The Band

Alargada kalmak… Bu bir denizcilik terimi, kıyıya yanaşmadan demirde beklemek demek. Aynı zamanda açıktan geç, yaklaşma anlamına da gelen sözcük. Ekşi sözlükte şöyle bir entry var o kadar hoşuma gitti, söylemek istediklerimi öyle güzel anlatmış ki sizinle palaşmak istedim. 

Picture
"bazı insanlara söylemek istersiniz bunu. hani gerekli gereksiz üzerinize atlayıp sizi öpmeye kalkanlar, hiç duymak istemediğiniz özel meselelerini siz sormadan en ince detayına kadar anlatanlar, selam vermeden gelip başköşeye kurulanlar, kendilerini bir şey sandıkları için size dair ‘değerli' fikirleriyle sizi onurlandırdıklarına inananlar ve hiç sevmek istemiyor olmanıza rağmen fena bir şekilde tutulduklarınız... bunlara alarga demek istersiniz, kimi zaman kendi kendinize fısıldayarak, kimi zaman bağıra bağıra…”

Alarga işte böyle güzel anlamı olan, 2014’de Ankara’da kurulmuş, 5 kişiden oluşan bir indie-pop grubu. ‘Başlarından geçenleri, akıllarından geçtiği gibi’ anlatıyorlar. Müzikleri duymayı özlemle beklediğimiz gibi; klavyesi ve trompetiyle alışılagelmişten çok kaliteli, derin, naif ve samimi. 
Picture
Vokal ve gitarda Çağın Kırca, klavyede Cansu Turgut, bas gitarda Ozan Özgül, davulda Can Sürmen ve trompette Hakan Karaaslan’dan oluşuyor. "Bir şey kaçırıyormuşcasına bir gecede karar verip, iki gün içinde bir araya gelen" Alarga'nın hem kendi şarkıları, hem de uyarladıkları coverları çok başarılı.  Onları hem türkçe, hem de ingilizce duymak mümkün. 
Benim favorilerim Passenger Seat ve Hengame.


Alarga’yla olabilecek en güzel şekilde tanışmak ise ayrı bir şanstı benim için.
Bizim, yani sanat alanında farklı, güzel ve kaliteli etkinlikler arayanların, son zamanlarda yüzü daha da gülmeye başladı. Konu alternatif müzik ve İstanbul olunca kısmen bu kolaydı da Ankara’da o ruhu bulabilmek neredeyse imkansızdı. Ancak kulaktan kulağa duyduk ki, Avrupa’da çok revaçta olan, bizde neden böyle şeyler olmuyor diye imrendiğimiz gizli ev konserleri Ankara’da da başlamış.

Nedir bu 'ev konseri' konsepti derseniz, tamamen samimi bir canlı müzik deneyimi, bir apartman dairesinde, bir salonda verilen küçük çaplı akustik konserler diyebiliriz. 

Bu konsept ilk Sofar Sounds ile ortaya çıkmış: SOunds From A Room. 2009 yılında Londra’nın kuzeyinde ufak bir apartman dairesinde, gerçek müzik severlerden oluşan küçük bir topluluğa verilen bir konserle başlamış, şuan ise dünyanın her bir yanına yayılarak, kendi youtube kanalları olan en büyük müzik keşif platformu haline gelmiş. İşleyişi biraz farklı, Sofar kanalına kaydolup evinizi bu tarz konserlere açabilir ya da grup olarak başvurup Sofar konserleri adı altında konser verebilirsiniz. Şimdilik sadece İstanbul ve Ankara'da aktif.
Alarga  Ankara Sofar ayağında  bir konser vermiş, çok da güzel bir videoları var.


Ner Organisation ise Ankara’da bu tarz ev konserlerini düzenleyen oluşumlardan başka bir tanesi. Onlar gerçekten ilgilenenlerin duyup haberdar olduğu, sakin ve tadı damakta kalan konserlere “ev" sahipliği yapıyorlar. Son konserlerinde Alarga’yı ağırladılar, bu vesileyle ben de grubun solisti Çağın Kırca’yla kuruluşlarını, Ankara’da yeni bir grup olmayı ve daha fazlasını konuşma imkanı buldum...


Picture
Yavaş yavaş Ankara’da da başlayan bu etkinlikler bence bir çok şeyi değiştirecek gibi. Hem sesini duyurmak isteyen gruplar, hem de o sesleri keşfetmek isteyenler için çok keyifli, çift taraflı bir mutluluk.

6 Comments

Holi Fest

4/24/2015

16 Comments

 
Picture
Hindistan’a özgü olan Holi Festivali’ni son yıllarda duymayan kalmamıştır herhalde. Hint halkı rengarenk toprak boyaları önce yüzlerine sürerler sonra da toz halinde birbirlerine atarlar. Bu festival o kadar renkli ve güzel görüntülere sahne olmaktadır ki, bir çok tanınmış firma reklam kampanyalarında Holi Fest’i kullanmışlardır bile.

Bu festivalin amacı asıl olarak baharın gelişini kutlamaktır. İnsanların üzerine dökülen etrafa saçılan boyalar, inanışa göre baharın gelişiyle başlayan çok renkliliği ve yeniden doğuşu simgelemektedir. Aynı zamanda bu gelenek tanrılar arasında geçen bir mitolojiye dayanır. Mitolojiye göre, Hint tanrısı Lord Krishna arkadaşı Radha’yı kıskanır çünkü kendisi karanlık bir tene sahipken Radha’nın teni rengârenktir. Küçük Krishna, doğanın bu adaletsizliği karşısında annesi Yashoda’ya dert yanar. Annesi oğlu Krishna’nın gönlünü almak için yüzünü Radha’nınki gibi kendi seçtiği renklerde boyamayı teklif eder. Krishna bu teklifi seve seve kabul eder ve yüzünü boyar. Daha sonra bu oyun popülerlik kazanır ve zamanla bir festivale dönüşür. Festivaldeki her rengin bir anlamı vardır. Kırmızı: Masumiyet, Yeşil: Canlılık ve enerji, Mavi: Sakinlik ve ağırbaşlılık, Sarı: Dindarlık 
Hindistan’a ait olan bu festival, diğer kültürlere o kadar eğlenceli ve değişik gelmiş olacak ki, son yıllarda tüm Avrupa’ya ve Amerika’ya yayıldı. Hint verisyonu gibi değil biraz yorumlanarak ve değişerek tabii…  Avrupa’da daha çok bahar aylarında müzik festivali şeklinde, Amerika’da ise Colour Sky Run 5 km koşu şeklinde yapılıyor. Müzik festivallerinde belirli saatlerde ve müziğin ritmine göre fırlatılan boyalar, 5 km koşu parkurunda her bir kilometre tamamlandığında fırlatılıyor.

Ben ilk Holi Fest deneyimimi Zürich’te yaşadım. Gerçek anlamda hayatımın en renki günüydü. O kadar çok eğlenmiş ve o kadar çok toz boyaya bulanmıştım ki... Ancak insan o kadar boyaya maruz kalınca hatta çok kez yutunca endişelenmeden edemiyor, içiniz rahat olsun tüm Holi Fest boyaları gıda boyasıyla renklendirilen %100 mısır nişastası.

Bunları anlatmamın tabii ki tek bir nedeni var çünkü bu deneyimi Hindistan’a, Amerika’ya ya da Avrupa’ya gitmeden de yaşayabilirsiniz, hem de bizim bozkırımızda, Ankara’da :) Colour Run 5km koşusu 24 Mayıs’ta TED Koleji İncek Kampüsü’nde düzenlenecekmiş, detaylar burada. İmkanınız varsa kesinlikle kaçırmayın, ben tabii ki de herkesi ikna çabalarıma başladım. Şimdilik orada görüşmek üzere...

16 Comments

1 Gün, 3 Farklı Tercih, 5 Farklı İnsan

4/2/2015

1 Comment

 
22 yaşındasınız, Ankara’da mimarlık okuyorsunuz. Günlerden çarşamba, okuldasınız. Bir anda hocanızdan bir mail geldi, öğrendiniz ki öğleden sonraki dersleriniz iptal olmuş. Ne yapsam diye düşünürken bir anda kendinizi Cer Modern’de bulmuşsunuz, uzun zamandır gitmek istediğiniz Nuri Bilge Ceylan’ın fotoğraf sergisinde…

27 yaşındasınız, Ankara’da bir bankada çalışıyorsunuz. Günlerden çarşamba, işten çıkmışsınız. Keyfiniz yerinde, hiç eve dönmek istemiyorsunuz. Bir anda aklınıza geliyor, neden geçen gün arkadaşınız bahsettiği jazz konserine gitmeyesiniz ki?

74 yaşındasınız, Ankara’da sakin bir emekli hayatı sürüyorsunuz. Günlerden çarşamba, erken uyanmışsınız. Yürüyüş yapıp gazete almışsınız. Eşinizle keyifli bir sabah kahvaltısı yapıyorsunuz, derken gazetenin kültür sanat ekinde, evinizin yakınındaki tiyatroda 'Sarı Naciye' oyununun olduğunu okudunuz. Eşinizle uzun zamandır tiyatroya gitmemiştiniz, çok güzel bir değişiklik olacak…

Evet bunların hepsi Ankara'da aynı gün içinde, farklı yaştaki ve zevkteki insanların birbirinden farklı tercihleri. Ankara’da, günlerden çarşamba bile olsa, kendinize uygun bir aktivite bulabileceğinizin en canlı örnekleri.

1 Comment

Nereye gitmeli?

3/4/2015

0 Comments

 
Resim
Evet, Ankara’da onca güzel etkinlik, onca değişik gösteriler oluyor peki ama nerede? Benim gibi daha çağdaş, yenilikçi ve farklı şeyler arıyorsanız, bu tarz gösterileri bulabileceğiniz değişmeyen belli başlı yerler var. İşte bunlardan bazıları...

1. Cermodern: Eski vagon tamirhaneleri ve cer atölyelerinin restorasyonuyla 2010 yılında açılan Cer Modern, çağdaş müze mimarisinin Ankara’daki tek örneği denilebilir. Benim Ankara’da kişisel olarak en beğendiğim, en estetik bulduğum sanat merkezi. Mimarisi, peyzajı, ev sahipliği yaptığı sergileri, konserleri ve organizasyonları ile tam bir modern sanat merkezi. Benim önerim ise Cafemodern’de bir şeyler içmeden sakın ayrılmayın!













2. Galeri Soyut: 1990’da ilk Kızılay’da açılan Galeri Soyut, 2004’de Çankaya’daki ikinci galerisini açmış daha sonra Kızılay’daki faaliyetlerine son vermiş. Şuan ise sadece Çankaya’da etkinliklerine devam etmekte. Belirttikleri gibi -bence en önemli- özellikleri genç kuşaktan yeteneklere imkan tanıyıp, onları desteklemeleri…

3. Siyah Beyaz Sanat Galerisi: 1984 tarihinde kurulmuş ve 'deneysel' işler yapan, 'alışılmış kalıpların dışında' çalışan, genç sanatçıların barındığı bir galeri olarak ortaya çıkmış. 1992 yılında ‘Özel Şeyler’ atölyesi eklenmiş ve böylece Türkiye’nin ilk tasarım ve takı galerisi olma özelliğine de sahip olmuş. Bir Ankara klasiği olan Galeri Siyah Beyaz aynı zamanda Ankara’nın ilk barı. Çarşamba, cuma ve cumartesi geceleri canlı jazz, blues ve rock dinlemek isterseniz tam size göre… (Bonus: Burada çekilen bir film de var)

4. Tatbikat Sahnesi: Devlet Tiyatroları’nın temelini oluşturan Tatbikat Sahnesi, Ankara’daki seyirciye çağdaş tiyatroyu tanıtan ve bu konuda öncülük eden önemli tiyatrolardan birisi. 

5. IF Performance Hall: 2005 yılında Tunus Caddesi’nde açılan IF Performance Hall, canlı müzik dinlemek isteyenlerin vazgeçemediği yerlerden biri. Daha çok rock, blues ve indie tarzları hakim. Ek olarak stand-up showlarına da programında yer veriyor.

6. Jolly Joker: En güzel kapalı alan canlı performans-konser sahnesi. Yüksek tavanı ve çok geniş olması bunalmadan keyifli bir gece geçirmenizi ve müziği keyifle dinlemenizi sağlıyor.


0 Comments

Bir pişmanlık hikayesi...

2/25/2015

4 Comments

 
"Ankara ne kadar küçük, nerdeyse herkes birbirini tanıyor, boş zamanlarda ise yapacak hiçbir şey yok, güzel aktiviteler olmuyor, etkinlikler yok. Tam bir memur şehri zaten, yine çok sıkıcı, sanattan da uzak, şöyle hem kültürel hem de eğlenceli bir şeyler bulsak keşke, İstanbul’da olsaydık şimdi neler neler yapar, nerelere giderdik…"

İnkar etmeyeceğim benim de aynılarını düşündüğüm çok zaman oldu, hatta belki her gün… Her yurtdışına çıkıp döndüğümde, bırakın yurtdışını, Ankara dışına çıkıp döndükten sonra bile hep aynı şeylerden yakınıp durdum. Halbuki anladım ki çok haksızlık ediyormuşum. Aslında tembel olan, bulup araştırmayan biz ‘yerli' Ankaralılarız. 

Bu konuda kendime gelişim, çok sevdiğim iki ayrı sanatçının yakın zamanlarda Ankara’ya gelmesi ve benim ikisinden de bihaber, gösterilerini kaçırmamla oldu. Göğsüme taş gibi oturan, gidemediğim bu iki mükemmel etkinlikten sonra kendime söz verdim bir daha böyle fırsatları kaçırmamaya ve blogumda da sizelerle bunları paylaşmaya. Umarım Ankara’nın bu entellektüel ve sosyal yönü sizin de hoşunuza gider, siz de katılıp eğlenir, Ankara’yı  daha da çok seversiniz!
Bu arada Ankara'da olup biten tüm etkinlikleri eksiksiz gösteren harika bir site:
http://www.etkinankara.com/default.asp


Resim
Resim

4 Comments
    Resim

    Zeynep kim?

    İnsanlarla beraberken çok mutlu olan, ancak zaman zaman yalnızlığa ihtiyaç duyan, ailesine bağlı, tam babasının kızı, müziksiz ve yemeksiz hayattan zevk alınamayacağına inanan 21 yaşında bir optimist...

    Archives

    Mart 2015
    Şubat 2015

    RSS Feed

    Enter your email address:

    Delivered by FeedBurner

    Tweets by @zeynobilgihan

Powered by Create your own unique website with customizable templates.